Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Şiddet Çağında Sosyal Hizmetler ve Manevi Destek

    Yayınevi : Sentez Yayınları
    Yazar : Aliye Çınar
    ISBN :9786059922715
    Sayfa Sayısı :272
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    180,00 ₺
    153,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Şiddet Çağında Sosyal Hizmetler ve Manevi Destek, önemli bir kavşağı işaret ediyor. İlkin, içinden geçmekte olduğumuz zamanların Şiddet Çağı olduğunu söylerken, bu hak ihlalinin ruh ve beden ayrımına dayandığını gösteriyor. Sonra bedeni öne çıkaran yapılanmaların, ister şehir, ister güzel beden, ister kapital küresel dünya olsun, ruhtan apardığını şimdilerde ise ruha neredeyse iade etmek zorunda kaldıklarını ima eder. İşte bu kavşakta manevi destek birimleri, varlık beyan ederken kavşaktan adeta tabela kaldırarak, hem ruhun varlığını hem de ihmalinin neticelerini işaret ediyordu.

    `Şiddetmetafiziği` eksenindeki bir sosyal teori içine yerleştirdiğimiz çalışmamız, şiddetin farklı görünümlerini ele aldı... Küreselleşme, dünyanın elbirliğiyle gücü alkışlama stratejisiydi. Bu güç, zayıfın elenmesini ve destek verebilenlerin var olmasını planlamıştı. Ancak o kadar büyük bir kan emiciydi ki, ayakta kalmak için, bir basamak yukarda olan, aşağıdakini sömürmek zorundaydı. Bu sömürgeciliğe biz `küresel şiddet`de diyebiliriz. İnsanlık bugün, bir yandan globalleşirken, öte yandan `kültürel şiddet`e maruz kaldı. Bu, kişinin kendi kültüründen uzaklaşmasıdır. Kültürel kodlarından yabancı kültürlere zorlanması, hatta onu en tabi bir elbise gibi giymek zorunda kalması basbayağı kültürel şiddettir.

    Şiddet Çağında Sosyal Hizmetler ve Manevi Destek, önemli bir kavşağı işaret ediyor. İlkin, içinden geçmekte olduğumuz zamanların Şiddet Çağı olduğunu söylerken, bu hak ihlalinin ruh ve beden ayrımına dayandığını gösteriyor. Sonra bedeni öne çıkaran yapılanmaların, ister şehir, ister güzel beden, ister kapital küresel dünya olsun, ruhtan apardığını şimdilerde ise ruha neredeyse iade etmek zorunda kaldıklarını ima eder. İşte bu kavşakta manevi destek birimleri, varlık beyan ederken kavşaktan adeta tabela kaldırarak, hem ruhun varlığını hem de ihmalinin neticelerini işaret ediyordu.

    `Şiddetmetafiziği` eksenindeki bir sosyal teori içine yerleştirdiğimiz çalışmamız, şiddetin farklı görünümlerini ele aldı... Küreselleşme, dünyanın elbirliğiyle gücü alkışlama stratejisiydi. Bu güç, zayıfın elenmesini ve destek verebilenlerin var olmasını planlamıştı. Ancak o kadar büyük bir kan emiciydi ki, ayakta kalmak için, bir basamak yukarda olan, aşağıdakini sömürmek zorundaydı. Bu sömürgeciliğe biz `küresel şiddet`de diyebiliriz. İnsanlık bugün, bir yandan globalleşirken, öte yandan `kültürel şiddet`e maruz kaldı. Bu, kişinin kendi kültüründen uzaklaşmasıdır. Kültürel kodlarından yabancı kültürlere zorlanması, hatta onu en tabi bir elbise gibi giymek zorunda kalması basbayağı kültürel şiddettir.

    >