Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Şükriye'yi Kim Isırdı?

    Yayınevi : Dorlion Yayınları
    ISBN :9786052491850
    Sayfa Sayısı :143
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2018
    228,00 ₺
    159,60 ₺
    Mizah Öyküleri
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Haydarpaşa’dan bu yana yirmi saattir yol kat eden,yorgun Toros Ekspresinin ardında sürüklenen son yolcu vagonunun
    kuşetli kompartımanı, Niğde’de doluverdi.

    Birbirlerini tanımayan, biri kadın beşi erkek altı yolcu, bavulları yerleştirme kargaşası bittikten sonra, kuşetlinin
    pek de rahat olmayan koltuklarına oturdular.

    Kadın, oldukça güzeldi. Otuz yaşlarındaydı. Simsiyah saçları, oval yüzünün iki yanından dalga dalga omuzlarına iniyordu. Dudakları etli, burnu sevimliydi. İnce mavi bluzunun altındaki dolgun göğüsleri Newton’un yer çekimi yasasına isyan eder gibiydi. Sarı- beyaz puanlı kısa eteğinin altındaki biçimli, çorapsız bacakları güneşten bronzlaşmıştı. Dirseğini koltuğa, elini çenesine dayamış, çağla yeşili gözleriyle
    akıp giden manzarayı seyrediyordu kadın.

    Aynı sırada, trenin gidiş istikametine ters yönde ve kapının yanında oturan adam, kırklarındaydı. Geriye doğru taranmış gür saçları grinin tüm tonlarını barındırıyordu. Üzerindeki lacivert takım elbise oldukça gösterişliydi.

    Adamın bakışları bir an kadına doğru uzandı. Böylesi güzel kadınları çok gördüğünden mi, yoksa kadın profilden iyi görünmediğinden mi, bilinmez, gözlerini hemen kaçırdı.

    Haydarpaşa’dan bu yana yirmi saattir yol kat eden,yorgun Toros Ekspresinin ardında sürüklenen son yolcu vagonunun
    kuşetli kompartımanı, Niğde’de doluverdi.

    Birbirlerini tanımayan, biri kadın beşi erkek altı yolcu, bavulları yerleştirme kargaşası bittikten sonra, kuşetlinin
    pek de rahat olmayan koltuklarına oturdular.

    Kadın, oldukça güzeldi. Otuz yaşlarındaydı. Simsiyah saçları, oval yüzünün iki yanından dalga dalga omuzlarına iniyordu. Dudakları etli, burnu sevimliydi. İnce mavi bluzunun altındaki dolgun göğüsleri Newton’un yer çekimi yasasına isyan eder gibiydi. Sarı- beyaz puanlı kısa eteğinin altındaki biçimli, çorapsız bacakları güneşten bronzlaşmıştı. Dirseğini koltuğa, elini çenesine dayamış, çağla yeşili gözleriyle
    akıp giden manzarayı seyrediyordu kadın.

    Aynı sırada, trenin gidiş istikametine ters yönde ve kapının yanında oturan adam, kırklarındaydı. Geriye doğru taranmış gür saçları grinin tüm tonlarını barındırıyordu. Üzerindeki lacivert takım elbise oldukça gösterişliydi.

    Adamın bakışları bir an kadına doğru uzandı. Böylesi güzel kadınları çok gördüğünden mi, yoksa kadın profilden iyi görünmediğinden mi, bilinmez, gözlerini hemen kaçırdı.

    >