Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    İstanbul’da Bir Konak ve Yeni Kadınlar

    Yayınevi : Dergah Yayınları
    Yazar : Grace Ellison
    ISBN :9789759958466
    Sayfa Sayısı :160
    Baskı Sayısı :2
    Ebatlar :13.5x19 cm
    Basım Yılı :2017
    180,00 ₺
    153,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    "Ah şu "harem" kelimesi! Avrupa bu talihsiz kelimenin mânasını nasıl kavrayacak? "Kutsal" ve "yasak" anlamlarına gelen bu Arapça kelime, Türk evlerinde sadece kadınlara ayrılan bölümleri anlatmak için kullanılır. Şimdi gözünüzde bir konak (Türk sarayı, büyük bir Türk köşkü) canlandırın; Marmara Denizi’ni ve güzelim adaları gören enfes bir manzarası olsun. Bahçenin ahşap kapıları her daim açık durur. Dilenciler serbestçe içeri girip araba yolunda ve bahçede aylak aylak dolanır; ağaçların altına oturup meyvelerini yerler. Öyle ki arada kapı olmasa kendinizi hâlâ sokakta zannedebilirsiniz. Sıradan bir turist için böyle bir bahçe, bir harabe, bir çöp yığını ya da bakımsız bırakılmış bir alandır. Oysaki işi bilenler buradaki paha biçilmez hazineleri, eski Bizans çeşmelerinin kalıntılarını, Batı’daki müzelerin bir servet ödeyeceği kilise mahzenlerini ve temel taşlarını fark edeceklerdir."

    İngiliz kamuoyunda Türk dostu olarak tanınmasına ve belli düzeyde romantik bir içtenlik taşımasına rağmen, Grace Ellison, Doğu’ya ve Osmanlı’ya bakan her Batılının taşıdığı birtakım cehaleti, yanlış anlamayı ve dönüştürücü anlayışı bertaraf edemiyor. Batının Gözüyle Türkler serisinde...

    "Ah şu "harem" kelimesi! Avrupa bu talihsiz kelimenin mânasını nasıl kavrayacak? "Kutsal" ve "yasak" anlamlarına gelen bu Arapça kelime, Türk evlerinde sadece kadınlara ayrılan bölümleri anlatmak için kullanılır. Şimdi gözünüzde bir konak (Türk sarayı, büyük bir Türk köşkü) canlandırın; Marmara Denizi’ni ve güzelim adaları gören enfes bir manzarası olsun. Bahçenin ahşap kapıları her daim açık durur. Dilenciler serbestçe içeri girip araba yolunda ve bahçede aylak aylak dolanır; ağaçların altına oturup meyvelerini yerler. Öyle ki arada kapı olmasa kendinizi hâlâ sokakta zannedebilirsiniz. Sıradan bir turist için böyle bir bahçe, bir harabe, bir çöp yığını ya da bakımsız bırakılmış bir alandır. Oysaki işi bilenler buradaki paha biçilmez hazineleri, eski Bizans çeşmelerinin kalıntılarını, Batı’daki müzelerin bir servet ödeyeceği kilise mahzenlerini ve temel taşlarını fark edeceklerdir."

    İngiliz kamuoyunda Türk dostu olarak tanınmasına ve belli düzeyde romantik bir içtenlik taşımasına rağmen, Grace Ellison, Doğu’ya ve Osmanlı’ya bakan her Batılının taşıdığı birtakım cehaleti, yanlış anlamayı ve dönüştürücü anlayışı bertaraf edemiyor. Batının Gözüyle Türkler serisinde...

    >