Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    İstanbul Çirkin Kraliçe

    Yayınevi : Kapı Yayınları
    ISBN :9786257706261
    Sayfa Sayısı :432
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :14x23 cm
    Basım Yılı :2021
    450,00 ₺
    360,00 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “İstanbul”, renkleri, sesleri, sosyal hayatı ve her tür güzellik ve yaşama inceliğiyle örülmüş, dünyanın başşehriydi bir zamanlar, diğer bütün şehirlerin lideriydi...

    Kıskandıran, şanlı bir tarihi vardı. Yenilmezdi; bütün üstünlük yarışlarında, yanına yaklaşılamaz bir şehirdi...

    Çok güçlüydü; doğal konumunun güzelliği ve zengin tarihiyle, sadece dünyanın değil, adeta “evrenin gözbebeği” idi…

    Kim derdi ki bir devir gelecek ve karşısına korkunç bir rakip çıkıp onu perişan edecek; şanını, güzelliğini, inanılmaz çekiciliğini mahvedecek, onu yorgun bir savaşçıya dönüştürecek, “çirkin bir kraliçeye” benzetip boynu bükük, üzgün ve süzgün bir hale sokacak diye…

    Nereden bilecekti ki o güçlü canavarların “biçimsiz beton yığınları” olacağını...

    Haldun Hürel, bir “kraliçe” kadar “alımlı” bir şehrin ruhunun nasıl çirkinleştirildiğini, yaşanması zor, zahmetli ve yorucu bir hale dönüştürüldüğünü, bir sanatçı duyarlılığı ve yüksek kent bilgisiyle birleştirerek anlatıyor…

    Gönüllerde süren bu saltanatın, bu güzelliğin dökülüşüne dikkat çekerken herkesi başını elleri arasına alıp düşünmeye çağırıyor.

    “İstanbul”, renkleri, sesleri, sosyal hayatı ve her tür güzellik ve yaşama inceliğiyle örülmüş, dünyanın başşehriydi bir zamanlar, diğer bütün şehirlerin lideriydi...

    Kıskandıran, şanlı bir tarihi vardı. Yenilmezdi; bütün üstünlük yarışlarında, yanına yaklaşılamaz bir şehirdi...

    Çok güçlüydü; doğal konumunun güzelliği ve zengin tarihiyle, sadece dünyanın değil, adeta “evrenin gözbebeği” idi…

    Kim derdi ki bir devir gelecek ve karşısına korkunç bir rakip çıkıp onu perişan edecek; şanını, güzelliğini, inanılmaz çekiciliğini mahvedecek, onu yorgun bir savaşçıya dönüştürecek, “çirkin bir kraliçeye” benzetip boynu bükük, üzgün ve süzgün bir hale sokacak diye…

    Nereden bilecekti ki o güçlü canavarların “biçimsiz beton yığınları” olacağını...

    Haldun Hürel, bir “kraliçe” kadar “alımlı” bir şehrin ruhunun nasıl çirkinleştirildiğini, yaşanması zor, zahmetli ve yorucu bir hale dönüştürüldüğünü, bir sanatçı duyarlılığı ve yüksek kent bilgisiyle birleştirerek anlatıyor…

    Gönüllerde süren bu saltanatın, bu güzelliğin dökülüşüne dikkat çekerken herkesi başını elleri arasına alıp düşünmeye çağırıyor.

    >