Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    İslam Kültüründe Felsefenin Krizi ve Aydınlanma Sorunu

    Yayınevi : Sentez Yayınları
    Yazar : Hasan Aydın
    ISBN :9786257906173
    Sayfa Sayısı :403
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2021
    65,00 ₺
    55,25 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü

    Bir kültürde aydınlanmanın gerçekleşmesi, o kültür içerisinde yetişen bireylerin, kendi köklerine ilgi duyması ve onları eleştiri süzgecinden geçirmesiyle mümkündür. Bu ise kültür köklerine yönelik, tutucu, hamasi, anakronik ve yüceltici söylemler değil, bilimsel olarak yapılmıl eleştirel çözümlemeleri gerektirir. İşte bu kitap, ortaçağdan modern çağa İslam kültüründe ortaya çıkmış felsefe hareketlerine yönelik hem özlü tanıtıcı bilgiler hem de felsefenin yaşadığı krize dönük eleştirel çözümlemeler içermektedir.

    Prof. Dr. Hasan Aydın'ın bu kitabı değiş yerindeyse, felsefenin İslam kültür ortamındaki yazgısını, temel yapısal sorunlarını da dikkate alarak tarihsel-eleştirel yöntemle irdelemekte; tarihsel süreç içerisinde gözlemlenen felsefeye yönelik çatışma ve gerilim hatlarını eleştirel bir perpektifle ortaya koymakta ve onları yapısöküme uğratmaktadır. Bu bakımdan yapıtın, İslam kültüründe geçmişte felsefenin başına gelenlerin modern dönemde de gelmemesi için bir uyarı niteliği taşıdığı bile söylenebilir.

    Bir kültürde aydınlanmanın gerçekleşmesi, o kültür içerisinde yetişen bireylerin, kendi köklerine ilgi duyması ve onları eleştiri süzgecinden geçirmesiyle mümkündür. Bu ise kültür köklerine yönelik, tutucu, hamasi, anakronik ve yüceltici söylemler değil, bilimsel olarak yapılmıl eleştirel çözümlemeleri gerektirir. İşte bu kitap, ortaçağdan modern çağa İslam kültüründe ortaya çıkmış felsefe hareketlerine yönelik hem özlü tanıtıcı bilgiler hem de felsefenin yaşadığı krize dönük eleştirel çözümlemeler içermektedir.

    Prof. Dr. Hasan Aydın'ın bu kitabı değiş yerindeyse, felsefenin İslam kültür ortamındaki yazgısını, temel yapısal sorunlarını da dikkate alarak tarihsel-eleştirel yöntemle irdelemekte; tarihsel süreç içerisinde gözlemlenen felsefeye yönelik çatışma ve gerilim hatlarını eleştirel bir perpektifle ortaya koymakta ve onları yapısöküme uğratmaktadır. Bu bakımdan yapıtın, İslam kültüründe geçmişte felsefenin başına gelenlerin modern dönemde de gelmemesi için bir uyarı niteliği taşıdığı bile söylenebilir.

    >