Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    İktisat ve İnsan

    Yayınevi : Der Yayınları
    ISBN :9789753534918
    Sayfa Sayısı :280
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x21 cm
    Basım Yılı :2017
    550,00 ₺
    522,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Maddi zenginliğin yükseldiği dönemin epistemesi olarak iktisat bilimi insanın vizyonunu genişletmiş, ancak diğer taraftan da insana dair bilgiyi bir kalıba dökmeye yönelmiştir. Günümüzde giderek formalizme esir olmuş bir iktisadın ve insanın özü olduğu yönündeki iddiayla ortaya konulan homo economicus tipolojisinin eksik kalan boyutlarının tartışılması kaçınılmazdır.

     Bu kapsamda philosophia’nın oikonomos’tan üstün olduğu boyutlara dair örnekler ele alınmaya çalışılmıştır. Nitekim Kant’ın düşüncesindeki dinginlik ve doyum arayan insan, Nietzsche’nin tanımlamasıyla açlık çeken ve körleşen insan, Weber’in işaret ettiği ruh ve yürek yoksunu son insan, Hegel’de biçimsiz bir buhar gibi yitip giden insan ve Foucault’nun kum görüntüsü gibi silinen insan teşhisleri insana dair görkemli tespitler olarak iktisadın vizyonuna katılmalıdır. İnsana dair bu felsefi tartışmaların iktisat düşüncesine vereceği canlılığa duyulan ihtiyaç ortadadır.

    Maddi zenginliğin yükseldiği dönemin epistemesi olarak iktisat bilimi insanın vizyonunu genişletmiş, ancak diğer taraftan da insana dair bilgiyi bir kalıba dökmeye yönelmiştir. Günümüzde giderek formalizme esir olmuş bir iktisadın ve insanın özü olduğu yönündeki iddiayla ortaya konulan homo economicus tipolojisinin eksik kalan boyutlarının tartışılması kaçınılmazdır.

     Bu kapsamda philosophia’nın oikonomos’tan üstün olduğu boyutlara dair örnekler ele alınmaya çalışılmıştır. Nitekim Kant’ın düşüncesindeki dinginlik ve doyum arayan insan, Nietzsche’nin tanımlamasıyla açlık çeken ve körleşen insan, Weber’in işaret ettiği ruh ve yürek yoksunu son insan, Hegel’de biçimsiz bir buhar gibi yitip giden insan ve Foucault’nun kum görüntüsü gibi silinen insan teşhisleri insana dair görkemli tespitler olarak iktisadın vizyonuna katılmalıdır. İnsana dair bu felsefi tartışmaların iktisat düşüncesine vereceği canlılığa duyulan ihtiyaç ortadadır.

    >