Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    İç Çatışmalarımız Dorlion Yayınları

    Yayınevi : Dorlion Yayınları
    Yazar : Karen Horney
    ISBN :9786253682361
    Sayfa Sayısı :216
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13,50 x 21,00
    Basım Yılı :2023
    325,00 ₺
    227,50 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    “Nevrotik çatışmalar mantıklı kararlarla çözümlenemez. Nevrotik bireyin çözüm teşebbüsleri hem beyhude, hem de zararlıdır. Öte yandan bu çatışmalar bunları ortaya çıkaran kişilik içindeki şartlar değiştirilerek çözümlenebilir. İyi yürütülmüş her analitik çalışma bu koşulları bireyi daha az çaresiz, daha az çekinceli, daha az düşman, kendisinden ve diğerlerinden daha az yabancılaşmış hale getirecek biçimde değiştirir. Freud’un nevrozlar ve bunların tedavisine yönelik kötümserliği, insanın iyiliği ve gelişimine dair inançsızlığının derinliklerinden kaynaklanıyordu. Ona göre insan, ya ıstırap çekmeye ya da zarar vermeye yazgılıydı. İnsanın yönelimlerine neden olan içgüdüleri ancak kontrol edilebilir veya en iyi ihtimalle “yüceltilebilirdi”. Benim şahsi inancım ise insanın potansiyelini geliştirme ve iyi bir birey olmaya yönelik kapasite ve arzuya sahip olduğu, bu kapasite ve arzunun ise diğerleriyle ve kendisiyle olan ilişkisinin kötüleşmesi ve bu durumun devam etmesi durumunda gerileyeceğidir. İnsanın değişebileceğine ve yaşamını sürdürdükçe de bu değişimin devam edebileceğine inanıyorum. Bu inanç ise daha derin bir kavrama yetisi ile beraber büyümektedir.”

    “Nevrotik çatışmalar mantıklı kararlarla çözümlenemez. Nevrotik bireyin çözüm teşebbüsleri hem beyhude, hem de zararlıdır. Öte yandan bu çatışmalar bunları ortaya çıkaran kişilik içindeki şartlar değiştirilerek çözümlenebilir. İyi yürütülmüş her analitik çalışma bu koşulları bireyi daha az çaresiz, daha az çekinceli, daha az düşman, kendisinden ve diğerlerinden daha az yabancılaşmış hale getirecek biçimde değiştirir. Freud’un nevrozlar ve bunların tedavisine yönelik kötümserliği, insanın iyiliği ve gelişimine dair inançsızlığının derinliklerinden kaynaklanıyordu. Ona göre insan, ya ıstırap çekmeye ya da zarar vermeye yazgılıydı. İnsanın yönelimlerine neden olan içgüdüleri ancak kontrol edilebilir veya en iyi ihtimalle “yüceltilebilirdi”. Benim şahsi inancım ise insanın potansiyelini geliştirme ve iyi bir birey olmaya yönelik kapasite ve arzuya sahip olduğu, bu kapasite ve arzunun ise diğerleriyle ve kendisiyle olan ilişkisinin kötüleşmesi ve bu durumun devam etmesi durumunda gerileyeceğidir. İnsanın değişebileceğine ve yaşamını sürdürdükçe de bu değişimin devam edebileceğine inanıyorum. Bu inanç ise daha derin bir kavrama yetisi ile beraber büyümektedir.”

    >