Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Çirkin Sesler Korosu

    Yazar : Tülay Güzeler
    ISBN :9786058183926
    Sayfa Sayısı :256
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :13.5x19.5 cm
    Basım Yılı :2018
    290,00 ₺
    246,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Bilim kurgu meraklılarına yepyeni bir okuma önerisi: Çirkin Sesler Korosu

    Tülay Güzeler’in sosyal bilim kurgu dalında yazdığı bir roman Çirkin Sesler Korosu. İnsanın içindeki ve dışındaki çatışmayı, aşkı, medeniyeti, inançları, gizlenmiş yoksulluğu, toplumu ve kuralları, düşleri ve geleceği sorgulayan oylumlu bir metin. Farklı bir yolculuğa açık çağrı Çirkin Sesler Korosu.

    Kara, Saire'ye uzak, toprağa çömeldi.

    “İssi'yi yüreğine yerleştirebilirsin,” dedi usulca, kavrayan bir sesle, “Uca, İssi'nin altında kara bir gölgeydi. Hepimiz aslında İssi'ye aitiz.”

    Susmayacak dedi içinden Saire. Susmayacak. Kalkıp oturdu. Öfkeden, kızmaktan, nefretten... her şeyden bıkıp usanmıştı. Bir dal parçasına uzandı, toprağı eşelemeye başladı. Bezgin bir sesle, dura dura konuştu:

    “Sen inancın ne olduğunu hiç öğrenemedin Kara Beycim. Bilmiyorsun. Tüm yüreğinle inandığın, seni kalabalıklara, hayata katan şey elinden kayıp gidince, asıl yitirilen şeyin ne olduğunu anlamıyorsun. Uca'dan vazgeçersen, İssilerden de vazgeçeceğini anlamıyorsun.”

    Bilim kurgu meraklılarına yepyeni bir okuma önerisi: Çirkin Sesler Korosu

    Tülay Güzeler’in sosyal bilim kurgu dalında yazdığı bir roman Çirkin Sesler Korosu. İnsanın içindeki ve dışındaki çatışmayı, aşkı, medeniyeti, inançları, gizlenmiş yoksulluğu, toplumu ve kuralları, düşleri ve geleceği sorgulayan oylumlu bir metin. Farklı bir yolculuğa açık çağrı Çirkin Sesler Korosu.

    Kara, Saire'ye uzak, toprağa çömeldi.

    “İssi'yi yüreğine yerleştirebilirsin,” dedi usulca, kavrayan bir sesle, “Uca, İssi'nin altında kara bir gölgeydi. Hepimiz aslında İssi'ye aitiz.”

    Susmayacak dedi içinden Saire. Susmayacak. Kalkıp oturdu. Öfkeden, kızmaktan, nefretten... her şeyden bıkıp usanmıştı. Bir dal parçasına uzandı, toprağı eşelemeye başladı. Bezgin bir sesle, dura dura konuştu:

    “Sen inancın ne olduğunu hiç öğrenemedin Kara Beycim. Bilmiyorsun. Tüm yüreğinle inandığın, seni kalabalıklara, hayata katan şey elinden kayıp gidince, asıl yitirilen şeyin ne olduğunu anlamıyorsun. Uca'dan vazgeçersen, İssilerden de vazgeçeceğini anlamıyorsun.”

    >