Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Çin Sanatı

    Yayınevi : Kaynak Yayınları
    Yazar : Liu Qiangong
    ISBN :9789753439916
    Sayfa Sayısı :216
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16.5x23.5 cm
    Basım Yılı :2018
    350,00 ₺
    280,00 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü içerisinde tedarik edilip kargoya verilecektir.

    Doğa ve yaşam her zaman her yerde hareket halindedir.

    Hareket doğanın evrimini ve aynı zamanda yaşamın varlığını gösterir.

    Han Hanedanlığı’nın bronz heykeli "Uçan Kırlangıca Basarak Dört Nala Giden At" inanılmaz bir "hareketliliği", inanılmaz bir "durağanlıkla" gösterir.

    Hareket ve durağanlık arasındaki bu diyalektik ilişki Çin sanatının birçok alanında açıkça görülür örneğin, kaligrafideki elyazısı ve standart yazı, manzara resmi ve çiçek-kuş resimleri, müziğin akması ve duraklaması, danslardaki ritmik hareketler ve sessizlik, savaş sanatları ve geleneksel Çin operasındaki sahne görüntüleri, hareket ve durağanlık arasındaki bu ilişkinin göstergesidir.

    Aslında hareket ve durağanlık hep uyum içinde var olur. Durağanlıkta hareket vardır ve bunun tam tersi de geçerlidir. Dağlar fırtınayı saklar, uçurtma kartallar ilkbahar nefesiyle dolar.

    Ne doğada ne de canlıkürede tam hareket veya tam durağanlık diye bir şey yoktur.

    Çin kaligrafisi, resmi, heykeli, müziği, dansı ve geleneksel operası, boşluklara büyük önem yükler. Aslında boşluklar boş değil, doğanın rüzgârının ve yaşamın havasının estiği yerlerdir.

    Doğa ve yaşam her zaman her yerde hareket halindedir.

    Hareket doğanın evrimini ve aynı zamanda yaşamın varlığını gösterir.

    Han Hanedanlığı’nın bronz heykeli "Uçan Kırlangıca Basarak Dört Nala Giden At" inanılmaz bir "hareketliliği", inanılmaz bir "durağanlıkla" gösterir.

    Hareket ve durağanlık arasındaki bu diyalektik ilişki Çin sanatının birçok alanında açıkça görülür örneğin, kaligrafideki elyazısı ve standart yazı, manzara resmi ve çiçek-kuş resimleri, müziğin akması ve duraklaması, danslardaki ritmik hareketler ve sessizlik, savaş sanatları ve geleneksel Çin operasındaki sahne görüntüleri, hareket ve durağanlık arasındaki bu ilişkinin göstergesidir.

    Aslında hareket ve durağanlık hep uyum içinde var olur. Durağanlıkta hareket vardır ve bunun tam tersi de geçerlidir. Dağlar fırtınayı saklar, uçurtma kartallar ilkbahar nefesiyle dolar.

    Ne doğada ne de canlıkürede tam hareket veya tam durağanlık diye bir şey yoktur.

    Çin kaligrafisi, resmi, heykeli, müziği, dansı ve geleneksel operası, boşluklara büyük önem yükler. Aslında boşluklar boş değil, doğanın rüzgârının ve yaşamın havasının estiği yerlerdir.

    >