Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Tüketici Hukuku

    Yayınevi : Adalet Yayınevi
    ISBN :9786257802963
    Sayfa Sayısı :614
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :16x24
    Basım Yılı :2020
    95,00 ₺
    90,25 ₺
    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: 2-4 iş günü

    08 Mart 1995 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve altı ay sonra yürürlüğe giren 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun tüketicilerin korunması alanında ilk özel Kanun niteliğinde idi. Bu Kanuna getirilen pek çok eleştiri nedeniyle bir çok Kanunla 4077 sayılı Kanun üzerinde değişiklikler yapılmıştır. 2007 yılından beri de bu Kanunda geniş çaplı revizyon çalışmaları yürütülmüş, ancak Kanunda geniş çaplı revizyon yapmak yerine büsbütün yeni bir Kanun yapma ihtiyacı doğmuştur. Nihayet 28 Kasım 2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile bu açık doldurulmuştur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yayımından altı ay sonra, 28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun, Kanun yapma tekniği açısından 4077 sayılı Kanundan çok ileridedir. Ancak tüketici hakları bakımından getirdiği geniş ve yerinde düzenlemeler yanında eskiye oranla geriye gidiş niteliğinde düzenlemeler de içermektedir. Bunlara yeri geldikçe değinilmiştir. Ayrıca BDDK tarafından tüketici kredileri ve kredi kartı ödemelerinde taksit sınırlamalarına yönelik düzenlemeler, özellikle son 10.02.2020 tarihli RG.de yayımlanan değişiklikler Kitabımıza eklenmiştir.

    Tüketici hukuku bakımından son yıllardaki en önemli yenilik 7251 sayılı Kanunla 28 Temmuz 2020 sonrası, bazı istisnalar haricinde tüketici mahkemelerinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuğun getirilmesidir. İşçi alacakları ve ticari uyuşmazlıklar bakımından getirilen arabuluculuk sisteminin olumlu yansımalarının tüketici uyuşmazlıkları bakımından da gerçekleşmesini dileriz.
    Çalışmamız öncelikle hukuk öğrencileri yanında uygulamacılara hitaben kaleme alınmıştır. Uygulamaya da hitap etmesi adına dipnotlar ve emsal Yargıtay kararları eklenmiştir. Ayrıca tüketici hukukumuz bakımından mehaz teşkil eden ilgili Avrupa Birliği Yönergeleri hakkında açıklamalar yapılmıştır.

    Unutulmamalıdır ki Kanunda belirtilen hakları etkin biçimde kullanmadıkça en iyi Kanunların bile işe yaramadığı bilinen bir gerçektir. İşte bu çalışma bir nebze de olsa tüketicilerin haklarını bilmesi ve etkin biçimde kullanması amacıyla hazırlanmıştır.

    08 Mart 1995 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve altı ay sonra yürürlüğe giren 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun tüketicilerin korunması alanında ilk özel Kanun niteliğinde idi. Bu Kanuna getirilen pek çok eleştiri nedeniyle bir çok Kanunla 4077 sayılı Kanun üzerinde değişiklikler yapılmıştır. 2007 yılından beri de bu Kanunda geniş çaplı revizyon çalışmaları yürütülmüş, ancak Kanunda geniş çaplı revizyon yapmak yerine büsbütün yeni bir Kanun yapma ihtiyacı doğmuştur. Nihayet 28 Kasım 2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile bu açık doldurulmuştur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yayımından altı ay sonra, 28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu Kanun, Kanun yapma tekniği açısından 4077 sayılı Kanundan çok ileridedir. Ancak tüketici hakları bakımından getirdiği geniş ve yerinde düzenlemeler yanında eskiye oranla geriye gidiş niteliğinde düzenlemeler de içermektedir. Bunlara yeri geldikçe değinilmiştir. Ayrıca BDDK tarafından tüketici kredileri ve kredi kartı ödemelerinde taksit sınırlamalarına yönelik düzenlemeler, özellikle son 10.02.2020 tarihli RG.de yayımlanan değişiklikler Kitabımıza eklenmiştir.

    Tüketici hukuku bakımından son yıllardaki en önemli yenilik 7251 sayılı Kanunla 28 Temmuz 2020 sonrası, bazı istisnalar haricinde tüketici mahkemelerinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuğun getirilmesidir. İşçi alacakları ve ticari uyuşmazlıklar bakımından getirilen arabuluculuk sisteminin olumlu yansımalarının tüketici uyuşmazlıkları bakımından da gerçekleşmesini dileriz.
    Çalışmamız öncelikle hukuk öğrencileri yanında uygulamacılara hitaben kaleme alınmıştır. Uygulamaya da hitap etmesi adına dipnotlar ve emsal Yargıtay kararları eklenmiştir. Ayrıca tüketici hukukumuz bakımından mehaz teşkil eden ilgili Avrupa Birliği Yönergeleri hakkında açıklamalar yapılmıştır.

    Unutulmamalıdır ki Kanunda belirtilen hakları etkin biçimde kullanmadıkça en iyi Kanunların bile işe yaramadığı bilinen bir gerçektir. İşte bu çalışma bir nebze de olsa tüketicilerin haklarını bilmesi ve etkin biçimde kullanması amacıyla hazırlanmıştır.

    >