Kapat
0 Ürün
Alışveriş sepetinizde boş.
Kategoriler
    Filtreler
    Preferences
    Ara

    Aşkın Bedelini Ödeyen Kahraman Şehid Bayram Ali Öztürk Hoca (RH.A)

    Yayınevi : Kubbe Yayınevi
    ISBN :9786055206123
    Sayfa Sayısı :664
    Baskı Sayısı :1
    Ebatlar :14x22 cm
    Basım Yılı :2014
    50,00 ₺
    42,50 ₺

    Tükendi

    Tahmini Kargoya Veriliş Zamanı: -

    Mihrab Şehidi Bir Üstadın Ardından

    ......Ben bu ibareyi beş dakikada okurdum geçerdim. Ama Bayram Hoca Mektubat okudu bize. Hayır. Öyle değil. Ağzına yemek koymak mühim değil. Ağzına koyduğun yemeği ne yapacaksın ? Çiğneyeceksin. Bak ağzında sindirim var. Yemek borusunda sindirim var. Midede sindirim var. İnce bağırsakta sindirim var. Ondan sonra yemek ne oluyor ? Kana karışıyor. Can oluyor sana, kan oluyor sana değilmi abla ? Hee ilim de aynen böyledir.

    ......Yarım satır okudum Efendi dedi ki bana ondan sonra '' çok da az okudun. Biraz fazla okusana'' yani bir yarım sayfa falan dedi. '' Efendi Hazretleri ben okurum benim için sorun yok, üç sayfa okuyayım. Ama mesele cemaatin kulağına eritip dökmektir.'' Ondan dolayı bir şey demedi o zaman. Yani ne bu ? Adet olsun işte gelenek görenek yerine gelsin diye okuduk vesaire. Öyle değil. Şu mektup benim kafamda devrim yapmalı. Yeni yeni kararlar almaya beni mecbur etmeli kardeşim. Şimdi Mektubat'ta bazı satırlar var aziz kardeşim, nasıl ki böyle düdükle tencere misali bakarsın ki orada bir duman çıkıyor. Abla o duman değil. Orası bir kapak. O kapağın altından var ya öyle gürültüler geliyor ki, üfff kaynıyor. Bak buradan denizin üstüne bakıyorsun bir türlü gözüküyor. Ama altına bir girdiniz mine balıklar, ne balıklar. Hele hele kitap da tasavvuf ve tarikat ilimleriyle alakalı olunca Allah, Allah...

    Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhu) : Şu mektubatı sana Allah okutturuyor. Bayram Hoca (Rahmetullahi Aleyh) : Sizin sayenizde Efendi Hazretleri

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltli

    Mihrab Şehidi Bir Üstadın Ardından

    ......Ben bu ibareyi beş dakikada okurdum geçerdim. Ama Bayram Hoca Mektubat okudu bize. Hayır. Öyle değil. Ağzına yemek koymak mühim değil. Ağzına koyduğun yemeği ne yapacaksın ? Çiğneyeceksin. Bak ağzında sindirim var. Yemek borusunda sindirim var. Midede sindirim var. İnce bağırsakta sindirim var. Ondan sonra yemek ne oluyor ? Kana karışıyor. Can oluyor sana, kan oluyor sana değilmi abla ? Hee ilim de aynen böyledir.

    ......Yarım satır okudum Efendi dedi ki bana ondan sonra '' çok da az okudun. Biraz fazla okusana'' yani bir yarım sayfa falan dedi. '' Efendi Hazretleri ben okurum benim için sorun yok, üç sayfa okuyayım. Ama mesele cemaatin kulağına eritip dökmektir.'' Ondan dolayı bir şey demedi o zaman. Yani ne bu ? Adet olsun işte gelenek görenek yerine gelsin diye okuduk vesaire. Öyle değil. Şu mektup benim kafamda devrim yapmalı. Yeni yeni kararlar almaya beni mecbur etmeli kardeşim. Şimdi Mektubat'ta bazı satırlar var aziz kardeşim, nasıl ki böyle düdükle tencere misali bakarsın ki orada bir duman çıkıyor. Abla o duman değil. Orası bir kapak. O kapağın altından var ya öyle gürültüler geliyor ki, üfff kaynıyor. Bak buradan denizin üstüne bakıyorsun bir türlü gözüküyor. Ama altına bir girdiniz mine balıklar, ne balıklar. Hele hele kitap da tasavvuf ve tarikat ilimleriyle alakalı olunca Allah, Allah...

    Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhu) : Şu mektubatı sana Allah okutturuyor. Bayram Hoca (Rahmetullahi Aleyh) : Sizin sayenizde Efendi Hazretleri

    Ürünler özellikleri
    Dil Türkçe
    Cilt Tipi Ciltli
    >